İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz   Siz Sorun Biz Cevaplayalım!

Güzel Nasihatlar...

İslam ve İnsan kategorisinde Güzel Nasihatlar... konusu , ANNE DUÂSI " Pîr Alî aksarâyî " bir sohbeti ânında Şöyle dedi "Anneye hizmet" etme bâbında: (Mûsâ aleyhisselâm bir gün kendi kendine Düşünüp şu şekilde duâ etti Rabbine: (Cennette benim ...


Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Kültür ve Sanat Dünyası > İslam ve İnsan

Üye Ol FlashChatBloglar Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İsaretle

 
LinkBack Konu araçları Gösterim Modları
Eski 17-06-2007, 06:48   #11 (permalink)
Standart

ANNE DUÂSI

"Pîr Alî aksarâyî" bir sohbeti ânında
Şöyle dedi "Anneye hizmet" etme bâbında:

(Mûsâ aleyhisselâm bir gün kendi kendine
Düşünüp şu şekilde duâ etti Rabbine:

(Cennette benim komşum her kimse yâ ilâhî!
Bildir de onu bulup tanıyayım ben dahî.)

Buyurdu ki: (Yâ Mûsâ falanca beldeye var.
Çarşının girişinde bir "kasap dükkânı" var.

O dükkânın sâhibi gâyet iyi bir zâttır.
Cennette senin komşun o "kasap" olacaktır.)

Mûsâ aleyhisselâm "Onu görmek" üzere
Çıktı memleketinden vâsıl oldu o yere.

Hânesine giderek buyurdu: (Ey kişi ben
Misâfir geldim sana eğer kabûl edersen.)

Kasap Mûsâ Nebî'yi tanımıyordu fakat
(Hoş geldiniz!) diyerek eyledi çok iltifât.

Baş köşeye oturtup eyledi izzet ikrâm.
Sonra izin isteyip işine etti devâm.

Önce mutfağa girip "Et pişirdi" ocakta.
Ve onu lokma lokma ayırdı oracıkta.

Ve asılı bir Zembil" var idi ayriyeten.
Yavaş ve dikkatlice indirdi onu hemen.

Mûsâ Nebî baktı ki içinde bir Kadın" var.
Çok yaşlı pîr-i fâni tâkatsiz bir ihtiyar.

Kirlettiği bezleri çıkartarak ilk önce
Yeni temiz bezlerle değiştirdi güzelce.

Yedirdi o etleri sonra o ihtiyâra.
O sevinip birşeyler mırıldandı o ara.

Hizmetini bitirip astı tekrar yerine.
Ve Mûsâ Peygamberin yanına geldi yine.

Mûsâ aleyhisselâm sordu ki: (Bu zembilin
Merak ettim sırrını bana da söyler misin.)

Dedi: (Benim annemdir zembilde gördüğünüz.
Yaşlıdır ona böyle bakarım gece gündüz.

Zîrâ başka evlâdı yoktur hizmet edecek.
Her türlü hizmetini ben yaparım severek.)

Buyurdu ki: (Sen onun temizlik hizmetini
Yapıp da lokma lokma yedirince etini

Annenin dudakları oynadı bir şey dedi.
Sen ise "Âmîn" dedin söylediği ne idi?)

Dedi ki: (Ben annemin hizmetini görünce
Pek fazla memnun olup duâ eder gönlünce.

"Onu Mûsâ Nebî'ye komşu et yâ ilâhî!"
Diyerek duâ eder "Âmîn" derim ben dahî.)

Mûsâ Nebî o zaman buyurdu: (Mûsâ benim.
Bu hâlinden ötürü seni tebrîk ederim.

Annene böyle hizmet ettiğinden ihlâsla
Beni seni görmeye gönderdi Hak teâlâ.

Annenin duâsını kabûl etti Rabbimiz.
Cennette senin ile Komşu olduk ikimiz.)
x_m.e.e kişi online   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-06-2007, 06:48   #12 (permalink)
Standart

NAMÂZ NÛR'DUR

Sıbgatullah Arvâsi büyük âlim ve velî.
Bir gün "Namâz" hakkında buyurdu şu sözleri:

Namâz dînin direği mü'minin mîrâcıdır.
Namâz hasta rûhların tesirli ilâcıdır.

Namâz kılan kurtarır yıkılmaktan dînini.
Kılmayan kurtaramaz Cehennemden kendini.

Namâz korur insanı çirkin kötü her işten.
Namâz kılan kurtulur Cehennem ateşinden.

Namâz nûrdur ışıktır insanların kalbine.
Namâz Münker-Nekîr'in cevaptır suâline.

Namâz kılan kimsenin kalbi temiz pâk olur.
Namâz kılan her zaman huzûr ve râhat bulur.

Namâzla geçer insan şimşek gibi Sırât'ı.
Namâzla insan bulur huzûr ile râhatı.

Namâzdır insanları doğru yola getiren.
Namâzdır insanlara günâhı terk ettiren.

Namâz rûhlara gıdâ namâz rûhlara şifâ.
Namâzdır üzüntülü kalplere nûr ve safâ.

Namâz kalbi parlatır Sırât'ı aydınlatır.
Namâz'ını kılmayan çok pişmân olacaktır.

Namâzdır mü'minleri birbirine bağlıyan.
Namâzdır küskünleri barıştırıp dost yapan.

Namâz kılmıyanların kabûl olmaz duâsı.
Çünkü o terk etmiştir mühim olan bu farzı.

Namâz kılan öyle çok yaklaşır ki Allah'a
Başka ibâdetlerle fazlası olmaz daha.

Namâz� kılan yapar hep faydalı iyi amel.
Namâz kötülüklere olur mâni ve engel.

Câmide cemâatle kılarsa bunu herkes
Sevgi ile bağlanıp tutmazlar kin ve garez.

Büyükler küçüklere eder şefkat merhamet.
Onlar da büyüklere gösterir saygı hürmet.

Zenginler fakirlerin vâkıf olur hâline.
Yardımda bulunurlar derhâl kendilerine.

Câmide hastaları görmeyince sağlamlar
Merak edip onları evlerinde ararlar.

Şartlarına uyarak kılarsa onu bir kul
Hak teâlâ indinde olur iyi ve makbûl.

Hepsi namâz kılmıştır bilcümle Peygamberler.
Namâz kılan kimseyi sever gökte melekler.

Beş vakit namâzını tam kılarsa bir insan
Melek-ül-mevt rûhunu alır kolay ve âsân.

"Nûr" olur Ona "Namâz" girdiğinde kabrine.
Kolay olur cevâbı suâl meleklerine.

Kıyâmette ilk önce sorulacak "Namâz"dan.
Hesâbını verenler kurtulacak azâbtan.

Kim beş vakit "Namâz getirirse yerine
Kavuşur âhirette Cennet nîmetlerine.

Kimler de kılmayıp da etmezlerse hiç esef
Azâb göreceklerdir Cehennemde mâlesef.
x_m.e.e kişi online   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-06-2007, 06:48   #13 (permalink)
Standart

KALP KIRMAK HARÂMDIR

Dâvûd-i Kayserî ki çok mübârek bir kişi.
İnsanları gafletten uyarmaktı sırf işi.

O bir gün buyurdu ki: (Yaşamayın gafletle.
Zîrâ âni geliyor ecel umûmiyetle.

Bilhassa "Kul hakkı"na edin ki çok riâyet
Mahşerde hak altından kurtuluş zordur gâyet.

Meselâ harâm olsa elbisenin düğmesi
O namâzın insana olmaz bir fâidesi.

Üstümüzde kul hakkı olsa da "Yarım akçe"
Cennete giremeyiz onu ödemedikçe.

Kul hakkı dünyâda kolaydır edâ etmek.
Ve lâkin âhirette çok çetindir ödemek.

Zîrâ o gün geçmiyor dünyâdaki paralar.
"Sevap" ve "Günâh" ile ödenecek bu haklar.

Yâni sevâbı varsa gider alacaklıya.
Yoksa onun günâhı yükletilir borçluya.

Bunun için dünyâda her kişi helâllaşsın.
Aslâ mahşer gününe borç alacak kalmasın.

"Haklı" olsanız bile siz yine dileyin af.
Belli olmaz belki de haklıdır karşı taraf.

Zîrâ mahşer yerinde nice alacaklılar
Hesâpları "ters" dönüp sonunda borçlu çıkar.)

Dediler ki: (Efendim îzâh buyurduğunuz
Kul hakları nelerden ibârettir bâhusus?)

Cevâben buyurdu ki: (Kul hakkı denilince
Hâtıra "Maddî haklar" gelirse de ilk önce

Bunlardan daha mühim haklar da var muhakkak.
Meselâ kul hakkıdır "Kalp kırmak gönül yıkmak.

Hattâ insan "Kâbeyi yıksa da yetmiş defâ
Kalp kırmanın yanında "Hafif" kalır bu daha.

İnsanın kimler ile varsa çok alâkası
Onlarla îcâb eder sık sık helâllaşması.

Meselâ sıra ile zevcemiz çocuğumuz
Hısım akrabâ ile arkadaş ve komşumuz.

Hepsinin ayrı ayrı üstümüzde hakkı var.
Bunların içinde de en mühimi "Hanımlar".

Eğer ki hanımını incitirse bir kişi
Helâllık almadıkça mahşerde zordur işi.

Her gün evden çıkarken helâllaşmak gerekir.
Zîrâ ölebiliriz eceller âni gelir.)

Dediler ki: (Efendim Allah katında bir kul
Hangi vasıflarıyla olur iyi ve makbûl?)

Buyurdu: (Mâhir olsa bir kişi mesleğinde
Sırf bununla bir kıymet kazanmaz Hak indinde.

Zekî ve kurnaz olmak makâm mevkî müdürlük
İndallah o insana sağlamaz bir üstünlük.

Kim fazla korkuyorsa Allahü teâlâdan
Odur Allah indinde kıymeti fazla olan.

Kim kazanmak isterse Hak indinde îtibâr
"Takvâ"ya sarılsın ki Rabbimiz buna bakar.)
x_m.e.e kişi online   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-06-2007, 06:49   #14 (permalink)
Standart

ANA-BABANIN VAZÎFESİ

"Selâhaddîn Uşâkî" âlim ve velî bir zât.
Her gün sevdiklerine ederdi çok nasîhat.

Bir gün anne-babanın vazîfesi bâbında
Sorulan bir suâle şöyle dedi vâzında:

Peygamber Efendimiz buyurdu ki: (Hepiniz
Bir koyun sürüsünün "Çoban"ı gibisiniz.

Nasıl ki sürüsünden mes'ûl olup bir çoban
Korur ise onları her zarar ve ziyândan

Sizler dahî emriniz altında kimler varsa
Koruyun her birini Cehennemden bilhassa.

Çoluk çocuğunuza her şeyden daha evvel
"İslâmî bilgileri öğretin tam mükemmel.

Eğer öğretmezseniz dînini onlara siz
Yârın mahşer gününde pişmânlık çekersiniz.)

Yine bir hadîsinde buyurdu ki o Server:
(Çok müslümân evlâdı vardır ki o kimseler

Anne-babalarının sebebi ile hem de
Acı azâb görürler "Veyl" adlı Cehennemde.

Onlar ateş içinde çekerken acı keder
Ana-babaları da yanacaktır berâber.

Çünkü o insanların anne ve babaları
Terbiye etmediler dînî yönden onları.

Sırf "Para kazanma"nın yolunu gösterdiler.
Dînin emirlerini aslâ öğretmediler.

Onların Cehennemde yanmalarına sebep
Dînini öğretmiyen o "Anne-baba"dır hep.)

Yine buyurdular ki: (Bir baba evlâdına
Acıyıp gönderirse bir Kur'ân üstâdına

Öğretilen Kur'ânın harfleri adedince
O kula "Hac sevâbı" verilecek bir nice.

Ve kıyâmet gününde o kulun başına bir
"Devlet tâcı" konur ki herkes görüp imrenir.)

Bu zât buyuruyor ki: (İşte bu hadîslerin
Bildirdiği azâbtan kurtulabilmek için

Evlâdına ilk önce öğret ilmihâlini.
Âzâd et Cehennemden evlâdınla kendini.

Evlât ana-babanın elinde bir "Emânet".
Çocukların kalpleri "Temiz" ve "Sâftır gâyet.

Yumuşak "Mum" misâli her türlü şekle girer
Ve temiz"Toprak" gibi ne ekersen o biter.

Bir baba çocuğunu seviyorsa eğer ki
Ona öğretmelidir dînini elbette ki.

Eğer öğretilirse ererler seâdete.
Anne-babaları da ortak olur nîmete.

Şâyet öğretilmezse olurlar "Kötü insan".
Dünyâ ve âhirette sonları olur hüsrân.)
x_m.e.e kişi online   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 17-06-2007, 06:49   #15 (permalink)
Standart

KARDEŞLİK VE ŞEFKAT

Ulu Ârif Çelebi ilme âşık bir kişi.
Okuyup okutmaktı en sevdiği tek işi.

Bir gün sevdikleriyle başlıyarak sohbete
Şöyle bir hâdiseyi nakletti cemâate:

"Halîl" ile "İbrâhim" adında çok önceden
İki kardeş yaşarmış birbirini çok seven.

Büyük olanı "Halîl" küçüğü "İbrâhim"miş.
Halîl "Evli" çocuklu İbrâhim "Bekâr" imiş.

Ortak bir Tarla"ları varmış ki hem onların
Geçinip giderlermiş geliriyle tarlanın.

Ve her sene sonunda ne kadar çıksa "Buğday"
Hemen eşit olarak ederlermiş "iki pay"

Bir yıl ekinlerini biçip harman yapmışlar.
Buğdayları savurup ikiye ayırmışlar.

Büyük olan demiş ki: (Ey kardeşim İbrâhim!
Ben gidip çuvalları ambardan getireyim.

Ben gelinceye kadar sen bekle az bir zaman.
Gelmesin buğdaylara herhangi zarar ziyân.)

Halîl eve gidince düşünmüş ki İbrâhim:
(Ben "Bekâr" bir kişiyim "Evli"dir fakat âbim.

Daha çok buğday lâzım elbet Onun evine.
Benimkinden bir miktar atayım onunkine.)

O âbisi hakkında bunları düşünerek
Payından onunkine aktarmış üç beş kürek.

Halîl çuval elinde çıkagelmiş o ara.
Demiş: (Haydi doldur da götürüver anbara.)

İbrâhim "Peki" deyip kendine âit olan
Buğdaydan yüklenerek anbara olmuş revân.

İbrâhim ayrılıp da gider gitmez anbara
Şu şekilde düşünmüş âbisi de o ara:

(Çok şükür ben "Evli"yim kurulu düzenim var.
Lâkin küçük kardeşim İbrâhim henüz Bekâr.

O daha çalışıp da para biriktirecek.
Ve maddî sıkıntıyla ev kurup evlenecek.

Benim böyle derdim yok hazır evim ve eşim.
Buğdaya benden fazla muhtâçtır bu kardeşim.)

Kardeşinin hakkında o böyle düşünerek
Payından onunkine aktarmış bir kaç kürek.

Buğdayı yüklenip de ayrıldığında biri
Ona kendi payından aktarırmış diğeri.

Onların bu hâlleri o gün akşama kadar
Birbirinden habersiz sürüp gitmiş bu karar.

Nihâyet bakmışlar ki karanlık bastığında
Hiç "Azalma" olmamış buğday yığınlarında.

Onlar birbirlerine böyle güzel hareket
Edince vermiş Allah onlara bir "Bereket".

Günlerce taşımışlar "bitmemiş" buğdayları.
Dolup taşmış buğdayla evleri ambarları.

İşte "Halîl İbrâhim bereketi" denilen
Hâdise bu şekilde vâki olmuş eskiden.
x_m.e.e kişi online   Alıntı Yaparak Cevapla

Bookmarks
Etiketler
nasihatlarnasgüzel nasihatlar

Güzel Nasihatlar...

İslam ve İnsan kategorisinde Güzel Nasihatlar... konusu , ANNE DUÂSI " Pîr Alî aksarâyî " bir sohbeti ânında Şöyle dedi "Anneye hizmet" etme bâbında: (Mûsâ aleyhisselâm bir gün kendi kendine Düşünüp şu şekilde duâ etti Rabbine: (Cennette benim ...

Konu araçları
Gösterim Modları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı
Forum Seç

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
güzel forumun güzel insanları ben geldim:D fraise Heyy sen yenisin galiba 26 16-11-2008 02:02
Kızlarımıza Nasîhatlar Egeus İslam ve İnsan 0 01-11-2007 01:56
İnsan güzel bulduğunu mu sever, yoksa sevdiğini mi güzel bulur? cob666_dennis Forum Anketi 2 11-07-2007 14:01
Bir insan güzel bulduğunu mu sever, yoksa sevdiğini mi güzel bulur?Bir insan güzel bu StOrM Forum Anketi 3 11-07-2007 09:15
Can Dündar’dan Güzel Bir Hikaye...Haftaya güzel başlıyalım...=>> YuCuPh Hayatın İçinden 0 30-06-2007 03:43


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 19:22 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)



Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0
izafet öğesini iGoogle sayfanıza ekleyin. UslanmaM | TEKplatform | Cep Telefonu | Web Hattı | Tedavin | araba | nedir kimdir -