İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz   Siz Sorun Biz Cevaplayalım!

Peygamberler

İslam ve İnsan kategorisinde Peygamberler konusu , HZ. ISHÂK (a.s) Ibrahim (a.s)'in Hz. Sâre'den dogan ikinci oglu. Hz. Sâre'nin çocugu olmadigi için kocasina cariyesi Hacer'i hediye etmistir. Hz. Hacer Hz. ismail'i dogurunca Hz. Sâre üzülmüstür. Hz. ibrahim ...


Geri Git   İzafet.com - Forumex.net Türkçe Forumunuz > Kültür ve Sanat Dünyası > İslam ve İnsan

Üye Ol FlashChatBloglar Üye Listesi Arama Yeni Mesajlar Forumları Okundu İsaretle

 
LinkBack Konu araçları Gösterim Modları
Eski 16-04-2006, 19:08   #11 (permalink)
Standart HZ. ISHÂK (a.s)

HZ. ISHÂK (a.s)
Ibrahim (a.s)'in Hz. Sâre'den dogan ikinci oglu.
Hz. Sâre'nin çocugu olmadigi için kocasina cariyesi Hacer'i hediye etmistir. Hz. Hacer Hz. ismail'i dogurunca Hz. Sâre üzülmüstür. Hz. ibrahim yüz yirmi yasinda Hz. Sâre doksan yasinda iken Allah'in bir lutfu ve mucizesi olarak ishâk (a.s) dogmustur (bk. Hâkim Müstedrek 11 556).
Kur'an-i Kerim'de bu olay söyle anlatilir: "And olsun ki elçilerimiz ibrahim'e müjde ile gelip; "Selâm" dediler. O da "Selâm" dedi ve eglenmeden gidip kizartilmis bir buzagi getirdi. Onlarin ellerinin buna uzanmadigini görünce hoslanmadi ve kalbine bir korku geldi. Onlar "korkma biz lût kavmine gönderildik" dediler. ibrahim'in ayakta duran zevcesi güldü. Biz de ona ishak'i ardindan da torunu Yâkub'u müjdeledik. Kadin "vay kendim koca bir kari su zevcimde bir ihtiyar iken ben mi doguracakmisim? Bu dogrusu pek sasilacak bir is" dedi. Melekler "ey evin hanimi. Allah'in rahmeti ve bereketleri üzerinize olmusken nasil Allah'in isine sasacaksin. O Hamid ve Meciddir" dediler (Hûd 11 /73).
Ishâk (a.s)'in tarih kitaplarinda anlatilari semâili söyledir. Uzun boylu kara gözlü bugday benizli yüzü güzel konusmasi düzgün saçi sakali bembeyazdi. Siret ve sureti babasi ibrahim (a.s)'a benzerdi (Hâkim Müstedrek 11 557). Hz. ishâk'in Yakub ve 'Ays adinda iki oglu olmustur. Yakub (a.s) daha güzel yüzlü daha düzgün konusmali ve zarafet ve güzelligi daha çok olandi. Ays Rumlarin yasadigi bölgede ikamet etmisti (Hâkim Müstedrek l l 557).
Ishâk (a.s) Kur'an-i Kerim'de de övülmüstür: "Ey Muhammed; güçlü ve anlayisli olan kullarimiz ibrahim ishâk ve Yakub'u da an! Biz onlari âhiret yurdunu düsünen samimi kimseler kildik. Dogrusu onlar bizim yanimizda seçkin iyi kimselerdir" (Sâd 38/45-47). ishâk (a.s) babasinin ölümünden sonra Sam bölgesine peygamber olarak vazifelendirilmis Allah'u Teâlâ onu seçkin ve hayirli bir insan eylemistir.
"Ibrahim'e salihlerden bir peygamber olmak üzere de ishâk'i müjdeledik. Hem ona hem de ishâk'a feyz ve bereketler verdik. Her ikisinin neslinden iyi hareket edeni de vardir nefsine apaçik zulmedeni de vardir" (es-Sâffât 37/112 113).
Hz. Ishak rivayete göre yüzaltmis yaslarinda bu günkü Filistin'in bulundugu bölgede Kudüs yakinlarinda vefat etmis babasi ibrahim (a.s)'in Mezradaki kabrinin yanina defnedilmistir (ibnu'l-Esîr el-Kâmil fi't- Tarih 1 127).
HeLL SeXy kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-04-2006, 19:09   #12 (permalink)
Standart Hz. YA'KUB (a.s)

Hz. YA'KUB (a.s)
Kur'ân'da adi geçen peygamberlerden biri.
Ya'kûb (a.s)'in soyu ishâk (a.s) vasitasiyle ibrahim (a.s)'a dayanmaktadir. O ishak (a.s)'in ve ishak (a.s) da ibrahim (a.s)'in ogludur. Annesinin adi Refaka'dir. Kardesi Ays ile beraber ikiz olarak dogmustur. Kardesinin ardindan dogdugu için ona Ya'kûb denmistir.
Ya'kûb (a.s)'in diger bir adi da israil'dir. Kardesi Ays'tan kaçarak dayisinin yanina giderken gündüzleri saklanmis ve geceleri yürümüstür. Bundan dolayi kendisine isrâil denmistir. Kelime olarak isrâil geceleyin (Allah'a) yürüyen demektir (et-Taberî Tarih Misir 1326 I162 vd.).
Ya'kûb (a.s)'in dogumu ve peygamberligi daha önceden müjdelenmisti. Onun bu durumu Kur'ân'da söyle haber verilmistir:
Biz ona (ibrahim (a.s)'in hanimina) ishâk'i müjdeledik. ishâk'in ardindan da (torunu) Yaküb'u"(Hûd 11/71).
Bu âyette ayni zamanda Yakûb (a.s)'in yukarida sunulan soyu da dile getirilmistir.
Ya'kûb (a.s) önce dayisi Lebân'in büyük kizi Leyya ile ve ondan sonra ad küçük kizi Râhil ile evlenmistir. Leyya'dan Rabil Yehuza sem'ûn ve Lavi adindaki ogullari dogmustur. Râhil'den de Yûsuf ve Bünyamin dünyaya gelmistir. Ya'kflb (a.s)'in diger iki hanimindan alti oglu daha vardi. Toplam on iki erkek evlada sahipti (ibn Kuteybe Kilabu'l-Meârif Beyrut 197019; ibn Haldun Tarih Beyrut 1971 I 39).
Kur'ân'in birçok yerinde Ya'kûb (a.s)'in peygamberliginden ve çesitli faziletlerinden bahsedilmektedir. Onun peygamberligini dile getiren bazi âyetlerin meâli söyledir:
Nihayet (ibrahim) onlardan ve Allah'in disinda taptiklari seylerden uzaklasip bir tarafa çekildigi zaman biz ona ishâk'i ve Ya'kub'u bagisladik ve her birini peygamber yaptik. Onlara rahmetimizden bagista bulunduk ve kendilerine güzel ve üstün bir san söhret nasip ettik" (Meryem 19/49 50).
"Nûh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettigimiz gibi sona da vahyettik. Nitekim ibrahim'e ismail'e ishak'a Yakub'a torunlarina isâ'ya Eyyüb'e Yûnus'a Harun'a Süleyman'a da vahyetmis ve Davud'a da Zebur'u vermistik" (en-Nisâ 4/163).
Ya'kub (a.s)'in kuvvetli basiretli ve halis (samimi) bir kisilige sahip oldugunu anlatan bazi âyetlerin meâli de söyledir:
Kuvvetli ve basiretli kullarimiz ibrahim'i ishâk'i ve Ya'kûb'u da an. Biz onlari ahiret yurdunu düsünme özeligiyle temizleyip kendimize hâlis kul yaptik" (Sâd 38/45 46).
O diger peygamberler gibi Allah'in hidâyetine erdirilen ve güzel davranan yüce bir kisi idi. Kur'ân'da bu hususta söyle buyurulmaktadir:
"Biz ona (ibrahîm'e) ishâk'i ve ishâk'in oglu Ya'kûb'u da hediye ettik. Hepsine de dogru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nûh'a ve onun soyundan Dâvud'a Süleyman'a Eyyûb'e Yûsuf â Musa'ya ve Harûnâda yol göstermistik. Biz güzel davrananlara böyle karsilik veririz" (el-En'âm 6/84)
Bir de Ya'kub (a.s) rüya tabir etmeyi de bilirdi. Yüce Allah Kur'ân-i Kerîm'de bu hususu söyle haber vermistir:
"Hani bir zaman Yûsuf babasina: Babacigim ben (rüy'a) on bir yildiz günesi ve ayi gördüm. Bunlari hepsinin bana secde ettiklerini gördüm demisti. (Babasi Ya'kub ona söyle demsti): Yavrum rü'yani kardeslerine anlatma sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü seytan insana apaçik bir düsmandir! Böylece Rabb'in seni seçecek ve sana rü'yada görülen olaylarin yorumunu (veya Allah'in kitabinin ve peygamberlerin sünnetlerinin inceliklerini) ögretecek. Sana ve Ya'kûb soyuna nimetini tamlayacaktir. Nasil ki atalarin ibrahim'e ve ishâk'a da nimetini tamamlamisti. süphesiz Rabb'in bilendir hikmet sahibidir" (Yûsuf 12/4 5 6).
Ya'kûb (a.s) bitmeyen tükenmeyen güzel bir sabra sahipti. O sabriyla ve ümidiyle örnek bir peygamberdi. Kendisi evlad acisi ve evlad ihanetiyle imtihan edildi. Kur'ân'da onun hayati Yûsuf (a.s)'in hayati ile iç içe anlatilmistir. Ya'kûb (a.s)'in gözlerinin kaybolmasina saçlarinin agarmasina ve belinin bükülmesine sebep olan bu evlad imtihani ve onun örnek sabri Kur'ân'da söyle haber verilmistir:
"(Ya'kûb kendisine hiyanet eden çocuklarina söyle dedi): Herhalde nefisleriniz size bu isi süsleyerek sizi ona sürükledi. Artik bana güzelce sabretmek kaliyor. Belki de Allah onlarin hepsini bana getirir. Çünkü O bilendir herseyi hikmetle (yerli yerince) yapandir. Ve yüzünü onlardan çevirdi de: "Ey Yûsuf üzerindeki tasam (gel gel tam senin gelme zamanindir)! " dedi ve tasadan gözlerine ak düstü. (Acisini) yutkunuyor (açiga vurmamaya çalisiyordu). Dediler ki: "Vallahi sen Yûsuf'u ana ana hasta olacaksin yahut öleceksin!" (Ya'kûb aleyhisselâm onlara): "Ben üzüntü ve tasami yalniz Allah'a sikayet ederim ve Allah tan sizin bilmediginiz seyleri bilirim" dedi. (Ondan sonra söyle devam etti): "Ey ogullarim gidin Yûsuf'u ve kardesini arastirin. Allah'in rahmetinden ümit kesmeyin. Zira kafir kavimden baskasi Allah'in rahmetinden ümit kesmez!" (Ya'kûb'un ogullari tekrar Misir'a Yûsuf'un yanina döndüklerinde dediler ki: "Ey vezir bize ve çocuklarimiza darlik dokundu degersiz bir bir sermaye ile geldik. Ama sen bizim için tam ölçü ver bize tasadduk eyle. Çünkü Allah tasadduk edenleri mükafatlandirir." (Yûsuf) dedi: "Sizler cahil iken Yûsuf'a ve kardesine yaptiginiz(in kötülügünü) bildiniz mi (bundan tevbe ettiniz mi)?" "A yoksa sen sen Yûsuf' musun?" dediler. "Ben Yusuf'um bu da kardesindir" dedi (ve söyle devam etti): "Allah bize lütfetti. (Bizi korudu yüceltti). Kim (Allah'tan) korkar ve sabrederse süphesiz Allah iyilik edenlerin ecrini zayi etmez" "Vallahi Allah seni bizden üstün kildi. Dogrusu biz suç islemistik! dediler (Yûsuf onlara): "Bu gün sizi kinama yok. Allah sizi bagislar. O merhametlilerin merhametlisidir. simdi su gömlegimi götürün babamin yüzüne koyun da gözü açilsin. Ve bütün ailenizle birlikte bana gelin" dedi. Kervan (Misir'dan) ayrilip yola koyulunca babalari (yaninda bulunanlara): "Eger bana bunak demezseniz (inanin ki) ben Yûsuf'un kokusunu duyuyorum"dedi. "Vallahi sen hâlâ eski saskinligin içindesin" dediler. Müjdeci gelip de (Yûsuf'un gömlegini) (Ya'kûb)'un yüzüne koyunca derhal (gözü açildi) görür oldu. "Size demedim mi ben Allah'tan sizin bilmediginiz seyleri bilirim?" dedi. (Ogullari): "Ey babamiz bizim için günahlarimizin bagislanmasini dile. Gerçekten biz günah isledik"dediler. (Ya'kub onlara): "Sizin için Rabb'ime istigfar edecegim. süphesiz O bagislayan esirgeyendir"dedi. (Hep beraber Misir'a hareket ettiler.) Nihâyet Yûsuf'un yanina vardiklarinda (Yûsuf) ana-babasini kendisine çekip kucakladi ve: Âllah'in dilegiyle güven içinde Misir'a girin!"dedi. Anasini babasini tahti üstüne çikardi ve hepsi onun için secdeye kapandilar (ona kavustuklari için Allah â sükür secdesi yaptilar veya onun önünde saygi ile egildiler. Yûsuf: "Babacigim iste bu önceden (gördügüm) rüyanin yorumudur. Rabb'im onu gerçek yapti. Bana iyilik etti. Zîra seytan benimle kardeslerim arasina fitne soktuktan sonra O beni zindandan çikardi. Sizi de çölden getirdi. Gerçekten Rabb'im diledigi seyi çok ince düzenler. O (her tedbiri) bilen her seyi yerli yerince yapandir" dedi. "(Yûsuf 12/83-100).
Bu âyetlerde de ifade edildigi gibi Ya'kûb (a.s)'in çocuklari neticede yaptiklarina pisman oldular. Babalarindan ve kardesleri Yûsuf (a.s)'dan özür dilediler. Babalari Ya'kûb (a.s) ve kardesleri Yusuf (a.s) onlari bagisladilar ve onlar için Allah'a yalvarip dua ettiler. Cebrâil (a.s) Ya'kûb (a.s)'a gelerek çocuklari için yaptigi duasinin kabul edildigini ve çocuklarinin Allah tarafindan bagislandiklarini müjdeledi (es-Salebî el-Arais Misir 1951140 vd.).
Yak'ub (a.s) da diger peygamberler gibi insanlari Allah'a inanmaya ve O'na ibadet etmeye çagirdi. Kendisi bu yolda fevkalade örnek bir hayat yasadi.
Kur'ân-i Kerîm'de bildirildigi gibi Yakub (a.s) ibrâhim (a.s)'in yaptigi gibi ruhunu teslim etmeden önce çocuklarina vasiyette bulundu: "O zaman (Yâ'kûb) ogullarina; "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" demisti. (Onlar da): "Senin Rabb'in ve atalarin ibrâhim ismâil ve ishâk'in Rabb'i olan tek Allah'a kulluk edecegiz. Biz O'na teslim olanlariz" dediler" (el-Bakara 2/133).
HeLL SeXy kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-04-2006, 19:10   #13 (permalink)
Standart Hz. YÛSUF (a.s)

Hz. YÛSUF (a.s)
Kur'an'da ismi geçen Beni israil peygamberlerinden biri.
Hz. Yûsuf Kurân'da adi geçen peygamberlerden birisi olup Yakub Peygamber'in ogludur. Nesebi Hz. ibrahim'e kadar varir (Kamil Miras Tecrid Tercemesi IX 139).
Kur'ân-i Kerîm'de kendi adini tasiyan bir sûre vardir. Tamami 111 âyet olan bu sûrenin 98 âyeti (4-101) Hz. Yûsuf'tan bahseder. Bu âyetlerde anlatildigina göre Hz. Yûsuf'un hayat hikâyesi özetle söyledir:
Hz. Yûsuf'un on bir tane erkek kardesi vardi. Yûsuf fevkalâde güzel ve son derece zekî idi. Babalari Hz. Yakub en çok Yûsuf'u seviyordu. Bu sevgiyi agabeyleri kiskaniyorlardi.
Yûsuf (a.s) bir gece rüyasinda on bir yildizin günes ve ayin kendisine secde ettiklerini gördü. Bu rüyayi babasina anlatti. Babasi rüyanin Hz. Yûsuf'un büyük bir adam olacagina isaret oldugunu anladi ve Yûsuf'a rüyasini agabeylerine anlatmamasini tembihledi. Ancak agabeyleri bundan haberdar oldular ve Yûsuf'u öldürüp bir yere atmayi planladilar. Babalarindan izin alarak gezip eglenmek bahanesiyle Yûsuf'u alip kirlaragötürdüler. Onu bir kuyuya attilar gömlegini da kana bulayarak "Yûsuf'u kurt kapti" diye babalarina yalan söylediler.
Kuyunun yanindan geçmekten olan bir kafile Yûsuf'u buldu ve köle olarak satmak üzere alip Misir'a götürdüler. Orada az bir fiyatla onu Azîz (maliye bakani)'e sattilar.
Azz'in hanimi Yûsuf'a göz koydu. Onu kendisiyle beraber olmaya çagirdi. Yûsuf (a.s) bunu kabul etmeyince ona iftira edip kocasina sikayet etti ve hapse attirdi.
Hz. Yûsuf senelerce hapiste kaldi. Orada hükümdarin serbetçisi ve asçisi ile tanisti. Onlarin gördükleri dünyalarin yorumunu yapti. Birisinin kurtulup efendisinin hizmetine devam edecegini digerinin ise öldürecegini söyledi. Sonunda dedigi çikti. Hz. Yûsuf kurtulana kendisini efendisinin yaninda anmasini istedi.
Hükümdar bir gece rüyasinda yedi zayif inegin yedi semiz inegi yedigini ve yedi yesil basakla yedi kuru basak gördü. Bu rüyanin yorumunu yaptirmak istedi. Hz. Yûsuf'un rüya yorumu yaptigini ögrendi ve onu hapisten çikarip rüyasini anlatti. Hz. Yûsuf yedi sene bolluk olacagini pesinden gelen yedi senenin ise kitlikla geçecegini söyledi. Bunun üzerine hükümdar Hz. Yûsuf'u maliye bakanligina getirdi. Yûsuf (a.s) bolluk yillarinda bütün ambarlari zahire ile doldurttu; kitlik yillari gelince bu zahireyi halka dagitmaya basladi. Ayni kitlik Hz. Yûsuf un babasinin memleketi olan Ken'an diyarinda da yasandi.
Yûsuf (a.s)'un kardesleri de zahire almak için iki kez Ken'an ilinden Misir'a geldi. Sonunda Yûsuf (a.s) kardeslerine kendini tanitti ve onlari affettigini belirterek "Bugün azarlanacak degilsiniz Allah sizi bagislar o merhametlilerin merhametlisidir" (Yûsuf 92) dedi. Yûsuf (a.s) babasi annesi ve kardeslerinin tamamini Misir'a davet etti.
Ailesi Misir'a vardiginda Yûsuf (a.s) anne ve babasini tahta oturttu; diger onbir kardesi ise Hz. Yûsuf'un önünde egildiler. O zaman Yûsuf (a.s); "Babacigim iste bu vaktiyle gördügüm rüyanin çikisidir; Rabbim onu gerçeklestirdi. seytan benimle kardeslerimin arasini bozduktan sonra beni hapisten çikaran sizi çölden getiren Rabbim bana pek çok iyiliklerde bulundu. Dogrusu Rabbim dilegine lütufkardir. O süphesiz bilendir hâkimdir" (Yûsuf100) dedi. Bu sekilde israil ogullari Filistin'den Misir'a gelip yerlesmis oldu. Bir süre sonra Yakub (a.s) vefat etti. Yûsuf (a.s) Allah Teâlâ'ya söyle münacatta bulundu: "Rabbim bana hükümdarlik verdin rüyalarin yorumunu ögrettin. Ey göklerin ve yerin yaratani! Dünya ve âhirette koruyanim sensin! Benim canimi Müslüman olarak al! Ve beni iyilere kat!" (Yûsuf 101). Yûsuf (a.s)'un hayat hikayesi Kur'ân-i Kerîm'de "Ahsenü'l-Kasas Kissalarin en güzeli" ünvanini aldi. Pek çok olaylari içeren bu hayat hikâyesi için Allah Teâlâ söyle buyurdu: Ândolsun ki Yûsuf ve kardeslerinin olayinda soranlara nice ibretler vardir" (Yûsuf 7).
Yûsuf (a.s)'un defnedildigi yer rivâyetlere göre Ibrahim (a.s)'in medfun bulundugu Kudüs yakinlarinda Halilü'r-Rahman kasabasindadir.
HeLL SeXy kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-04-2006, 19:11   #14 (permalink)
Standart HZ. EYYÛB (a.s.)

HZ. EYYÛB (a.s.)
Hz. Ibrahim soyundan gelen bir peygamber.
Eyyûb (a.s.)'dan Kur'an'da dört yerde bahsedilir ve sabir örnegi olarak takdim edilir (en-Nisâ 4/163; el-En'âm 6/84; el-Enbiyâ 21/83; Sâd 38/41). Tevrat'ta da "Eyûb" adiyla müstakil bir kitap Hz. Eyyûb'un kissasina tahsis edilmistir.
Islâm kaynaklarina göre Havrân bölgesinde yasayan ve çok zengin olup sayisiz mali-mülkü birçok oglu kizi bulunan Eyyûb (a.s.) kendi toplumuna peygamber olarak gönderilmistir. Sabah-aksam ümmeti ve Allah'a ibâdetle mesgul olan Hz. Eyyûb Rabbinin bir imtihânina mârûz kalmis bütün servetini çocuklarini kaybettigi gibi seytanin kendisine musallat olmasi neticesinde kalbi ve dili hâriç bütün vücudunda çibanlar çikmis iltihapli yaralar açilmis yaralarina kurtlar dolmus ve vücudu bozulup kokmaya baslamisti. Bu durumda kocasina hizmete sebât eden esi "Rahmet" hariç hiç kimse onun yanina yanasmadigindan cemiyetten çekilmek mecburiyetinde kalmis fakat hiçbir zaman sabrini ve Cenâb-i Hakk'a bagliligini kaybetmemistir. Farkli rivâyetlere göre 3 7 13 veya 18 sene gibi epey uzun süren bu sikintili dönemden sonra sabriyla imtihâni kazanan Eyyûb (a.s.) Cenâb-i Hakk'in lütfu ve emriyle ayagini yere vurmus fiskiran su kaynagindan yikanip içerek eski sihhati ve güzelligine kavusmustur. Ayrica kendisine yeniden birçok servet ve çocuk da ihsân edilmistir.
Genellikle kabul edildigine göre bu imtihana ugradigi sirada yetmis yasinda olan Hz. Eyyûb sifâ bulduktan sonra yirmi yil daha yasamis diger bazi rivâyetlere göre ise hastaligindan önceki kadar daha ömür sürmüstür. Kendisinden sonra Bisr adindaki bir oglu kavmine peygamberlik yapmistir.
HeLL SeXy kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-04-2006, 19:11   #15 (permalink)
Standart Hz. SUAYB (a.s)

Hz. SUAYB (a.s)
Kur'an'da adi geçen peygamberlerden. Medyen ve Eyke halkina peygamber olarak gönderildi. Bu iki ülkede ayri ayri mücadelede bulundu. Bu iki toplumla yaptigi mücadelesi çesitli ayetlerde geçmektedir.
Medyen ve Eyke daglik ve ormanlik olan iki ülke idi. Medyen topraklari Hicaz'in kuzey batisinda oradan Kizildeniz'in dogu sahiline güney Filistin'e Akabe Körfezi'ne ve Sina Yarimadasi'nin bir bölümüne kadar uzanan bölgelerde yer alir.
Kur'an'in Medyen halki hakkinda anlattiklarinin önemini kavramak için bu insanlarin Hz. ibrahim'in üçüncü hanimi Katurah'tan olma oglu Midyan'in soyundan geldikleri iddialarina dikkat edilmelidir. Dogrudan dogruya onun neslinden gelmemis olduklari halde tümü onun soyundan olduklarini iddia etmislerdir. Çünkü eski bir gelenege göre büyük bir zata bagli olan herkes daha sonra yavas yavas onun torunlari arasinda sayilmaya baslanirdi. Nitekim Hz. ismail'in (a.s) soyundan gelmemesine ragmen bütün Araplara "ismailogullari" denmistir. Hz. Yakub (a.s)'in soyu (israilogullari) için de durum aynidir. Ayni sekilde Hz. ibrahim (a.s)'in çocuklarindan biri olan Midyan'in etkisi altina giren tüm bölge halkina Bena Medyen (Medyenogullari) ve onlarin oturdugu yerlere de Medyen bölgesi dendi (ez-Zirikl Kâmûsû'l-A'Iâm VI 4244; Yakut el-Hamev Mu'cemü'l-Büldan Beyrut 1956 V 77).
Suayb (a.s) Hz. ibrahim'in torunlarindan Mikâil'in ogludur. Annesi ise Hz. Lut'un kizidir (et-Taber Tarih Misir 1326I 167; es-Sa'leb el-Arâis Misir 1951 s. 164; M. Asim Köksal Peygamberler Tarihi Ankara 1990 I 327).
Yüce Allah'tan Suayb (a.s)'a kitab veya sahife gönderilmedi. O Âdem sit idris Nuh ve ibrahim'e indirilen sahifeleri okudu ve onlarla tebligde bulundu (Ibn Asakir Tarih Beyrut 1979 VI 322).
Suayb (a.s) büyük bir hatipti. insanlari güzel söz ve nasihatlarla aydinlatmaya çalisti. Dolayisiyla ona peygamberler hatibi denilmistir (ez-Zemahserî el-Kessâf Kahire 1977 II 118).
Suayb (a.s) ayni zamanda Musa (a.s)'in kayinpederi idi. Kizi Safura'yi Musa (a.s) ile evlendirmisti (ibnü'lEsir el-Kâmil Beyrut 1965 177).
Suayb (a.s)'in Peygamber olarak Medyen'e gönderilmesi ve Medyenlilerle mücadelesi Kur'an'da söyle bildirilir:
"Medyen'e de kardesleri suayb'i (gönderdik). Dedi ki: "Ey kavmim Allah'a kulluk edin sizin ondan baska ilahiniz yoktur. Size Rabbinizden açik bir delil geldi. Ölçüyü ve tartiyi tam yapin insanlarin esyalarini eksik vermeyin düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayin. Eger inanan (insan)lar iseniz böylesi sizin için daha iyidir!. Ve her yolun basina oturup da tehdit ederek insanlari Allah yolundan çevirmege ve O (Allah yolu)nu egriltmeye çalismayin. Düsünün siz az idiniz O sizi çogaltti ve bakin bozguncularin sonu nasil oldu!. Eger içinizden bir kismi benimle gönderilene inanmis bir kismi da inanmamis ise Allah aramizda hükmedinceye kadar sabredin. O hükmedenlerin en iyisidir" (el-A'raf 7/858687).
Görülüyor ki Suayb (a.s) onlari Allah'a kulluk etmeye insan haklarina saygili olmaya her türlü bozgunculuktan uzak durmaya ve bu yolda sabirla hareket etmeye davet ediyordu. Fakat Medyen halki Suayb (a.s)'in nasihatlarini dinlemediler ve kötü hareketlerinde daha ileri gittiler. Onlarin bu isyan ve sapkinliklari Kur'an'da söyle haber verilir.
"Dediler ki: Ey Suayb senin söylediklerinden çogunu anlamiyoruz biz seni içimizde zayif görüyoruz. Kabilen olmasaydi seni mutlaka taslarla(öldürür)dük! Senin bize karsi hiç bir üstünlügün yoktur!" (Hd 11/91).
Suayb (a.s) onlarin bu taskinliklarina karsi nasihat ediyor ve onlari büyük bir azap ile kokutuyordu:
(Suayb onlara de ki): Ey kavmim size göre kabilem Allah'tan daha mi üstün ki O'nu arkaniza atip unuttunuz? süphesiz Rabbim yaptiklarinizi kusaticidir. (Ondan bir sey gizli kalmaz.)
Ey kavmim oldugunuz yerde (yaptiginizi) yapin ben de yapiyorum. Yakinda kime azabin gelip kendisini rezil edecegini ve kimin yalanci oldugunu bileceksiniz. Gözetin ben de sizinle beraber gözetmekteyim."(Hd 11/92-93)
Her türlü mücadelede teblig ve nasihate ragmen Allah'in emirlerini dinlemeyen zulüm taskinlik ve kötülükte israr eden Medyen halki azabi hak etmisti: Derken o (müthis) sarsinti onlari yakalayiverdi yurtlarinda diz üstü çöke kaldilar. suayb'i yalanlayanlar sanki yurtlarinda hiç oturmamis gibi oldular. suayb'i yalanlayanlar. iste ziyana ugrayanlar onlar oldular" (el-A'raf 7/91-92).
Medyen halki kfirlerin kaçinilmaz sonu olan azaba maruz kaldiktan sonra Suayb (a.s) onlara acimisti. Bu durum Ku'an'da söyle bildirilir:
(Suayb) onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: Ey kavmim ben size Rabbimin gönderdigi gerçekleri duyurdum ve size ögüt verdim. Artik kâfir bir kavme nasil acirim!" (el-A'raf 7/93)
Buna göre Allah'in emirlerini dinlememede israr eden ve bunun neticesinde Allah'in azabi ile cezalandirilanlara acimamak gerekir. Çünkü bu cezayi hak etmis oluyorlar.
Suayb (a.s) Medyenlilerle beraber Eyke halkina da peygamber olarak gönderilmisti. Onlarla da önemli mücadelelerde bulundu. Onlarla olan mücadelesi ve onlarin isyankârligi Kur'an'da söyle özetlenmektedir.
Gerçekten Eyke halki da zalim kimselerdi" (el-Hasr 15/78).
Eyke halki da gönderilen elçileri yalanladi. Suayb onlara demisti ki: (Allah'in azabindan) korunmaz misiniz? Ben size gönderilen güvenilir bir elçiyim. Artik Allah'tan korkun ve bana itaat edin. Ben sizden buna karsi bir ücret istemiyorum. Benim ücretim yalniz alemlerin rabbine aittir. Ölçüyü tam yapin eksiltenlerden olmayin. Dogru terazi ile tartin. insanlarin haklarini kismayin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karisiklik çikarmayin Sizi ve önceki nesilleri yaratan(Allah)tan korkun" (es-suar 26/176177178179180181182183184).
Eykeliler Suayb (a.s)'in telkinlerine karsi ters hareket ettiler. Söz dinlemeyip isyanda bulundular. Hatta Suayb (a.s)'a hakaret ettiler. Onlarin bu isyani Kur'an'da söyle dile getirilir:
"Dediler: Sen iyice büyülenmislerdensin. Sen de bizim gibi bir insansin biz seni mutlaka yalancilardan saniyoruz" (es-suarâ 26/185 186) .
Eykeliler bununla bile yetinmediler. Azab isteyecek kadar ileri gittiler: "Eger dogrulardansan o halde üzerimize gökten parçalar düsür" (es-suarâ 26/187) diyerek Suayb (a.s)'a meydan okudular. Suayb (a.s) onlara söyle cevap verdi: "Rabbim yaptiginizi daha iyi bilir" (es-suara 26/188). Yüce Allah da onlara verilen azabi söyle haber veriyor: "O'nu yalanladilar. Nihâyet o gölge gününün azabi kendilerini yakaladi. Gerçekten o büyük bir günün azabi idi. Muhakkak ki bunda bir ibret vardir. Ama yine çoklari inanmazlar" (es-suarâ 26/189 190).
Ayette söz konusu olan "gölge gününün azabi" hakkinda müfessirler söyle bir açiklamada bulunuyorlar: Eykeliler azab isteyince günes yedi gün müthis bir sicakligi yaydi. O sirada gökyüzünde bir bulut belirdi ve serin bir rüzgar esti. Eyke'liler bulutun gölgesinde toplandilar. Birden o buluttan bir ates indi ve Eyke halki yeryüzünden silindi (el-Beydav Envaru't-Tenzl Misir 1955 II 84).
Medyen ve Eyke halki Hz. suayb'i dinlemediler ve bunun neticesinde yukarida sunulan âyetlerde ifâde edildigi gibi helâk oldular. Allah'i dinlememenin peygambere uymamanin ve yanlis yollara sapmanin cezasini buldular. Suayb (a.s) kendisine uyanlarla birlikte Mekke'ye gidip yerlesti.
Orta boylu bugday benizli biri olan Suayb (a.s) hayatinin sonuna dogru gözlerini kaybetmisti amâ olarak yasiyordu. Mekke'de vefât etti. Türbesinin Kâbe'nin batisinda Darünnedve ile Benu Semh kapisinin arasinda oldugu rivâyet edilir (et-Taberî Tarih Misir 1326 I 167; Ibn Kuteybe Kitabü'l-Maârif Beyrut 1970 s. 19: Ibn Asakir Tarih Beyrut 1979 VI 322).
HeLL SeXy kişi çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla

Bookmarks
Etiketler
kendine suhuf veren peygamberler

Peygamberler

İslam ve İnsan kategorisinde Peygamberler konusu , HZ. ISHÂK (a.s) Ibrahim (a.s)'in Hz. Sâre'den dogan ikinci oglu. Hz. Sâre'nin çocugu olmadigi için kocasina cariyesi Hacer'i hediye etmistir. Hz. Hacer Hz. ismail'i dogurunca Hz. Sâre üzülmüstür. Hz. ibrahim ...

Konu araçları
Gösterim Modları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı
Forum Seç

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Peygamberler HATA yapar mı ? Navarro İslam ve İnsan 1 24-01-2008 14:45
Peygamberler i